Ayrık denemelerle öğretim, bir beceriyi küçük ve net başlangıcı-sonu olan denemelere bölerek öğretmeye dayanan yapılandırılmış bir yöntemdir. Her deneme kısa sürer, her denemenin sonunda öğrencinin tepkisi kaydedilir. Yöntemin gücü bu tekrarlanabilirlikten gelir; ama aynı özellik, kayıt tutmayı da yöntemin ayrılmaz bir parçası yapar. Denemeleri kaydedilmeyen bir ayrık deneme oturumu, öğretimin yarısını kaybeder.
Bir denemenin anatomisi
Her deneme dört parçadan oluşur:
- Ayırt edici uyaran (yönerge): Uzmanın sunduğu soru, yönerge ya da materyal. "Topu ver", "Hangisi büyük?", üç kartın masaya konması.
- İpucu (gerekirse): Doğru tepkiyi kolaylaştıran ek destek.
- Tepki: Öğrencinin yaptığı ya da yapmadığı.
- Sonuç: Doğru tepkide pekiştireç, yanlış tepkide düzeltme ya da sonraki denemeye geçiş.
Bir deneme ile bir sonraki arasında kısa bir ara bırakılır. Bu ara, denemelerin birbirinden ayrık olmasını sağlar ve öğrencinin bir önceki tepkiyi tekrar etmesini değil, yeni yönergeye yanıt vermesini bekler.
Deneme formunda neler olmalı?
Kâğıt ya da ekran, bir deneme formu en az şu bilgileri taşımalıdır: öğrencinin adı, tarih, uzman, çalışılan amaç ve hedef uyaranlar, deneme sırasıyla her denemenin sonucu, oturum sonunda yüzde. Hedef uyaranlar birden fazlaysa (örneğin üç renk) her denemede hangi uyaranın sunulduğu da yazılmalıdır; aksi hâlde öğrencinin hangi renkte zorlandığı sonradan bulunamaz.
| Deneme | Hedef | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | kırmızı | B |
| 2 | mavi | S |
| 3 | sarı | B |
| 4 | kırmızı | B |
| 5 | mavi | M |
Bu küçük tablo, beş denemede üç bağımsız doğru, yani %60 sonucunu verir; ama daha önemlisi, zorluğun "mavi" hedefinde toplandığını gösterir.
Kodlar tutarlı olmalı
Kayıt kodlarının herkes için aynı anlamı taşıması gerekir. Adımlık'ta kullanılan kodlar B (bağımsız doğru), S (sözel ipucuyla), M (modelle), F (fiziksel yardımla) ve tire (yanlış ya da tepki yok) şeklindedir. Bazı ekipler artı ve eksi işaretleriyle çalışır; bu da olabilir, ama o durumda ipucu düzeyi kaybolur. Kodlama tercihi ne olursa olsun, ekipteki herkesin aynı kodu kullanması ve kod listesinin program kartında yazılı olması gerekir.
Karışık ve bloklu denemeler
Öğretimin başında aynı hedef art arda birkaç kez sunulabilir; buna bloklu sunum denir. Öğrenci hedefi tanıdıkça hedefler karıştırılır: kırmızı, mavi, kırmızı, sarı gibi. Karışık sunum, öğrencinin tesadüfen ya da konum ipucuna göre değil, gerçekten uyarana göre tepki verdiğini gösterir. Kayıtta hangi sunum biçiminin kullanıldığını belirtmek, iki oturumun yüzdelerini karşılaştırırken yanılgıyı önler: bloklu sunumda %90, karışık sunumda %60 olabilir ve ikisi aynı şey değildir.
Tablette hızlı kayıt
Seans sırasında kalemle form doldurmak, uzmanın elini ve gözünü materyalden ayırır. Tablette kayıt, büyük ve sıralı düğmelerle bu yükü azaltır. Her deneme tek dokunuş, yanlış basılan deneme tek dokunuşla geri alınır, yüzde kendiliğinden hesaplanır. Önemli olan, kaydın denemenin hemen ardından yapılmasıdır. Beş-altı denemeyi aklında tutup sonra toplu işaretleyen bir uzman, sıralamayı ve ipucu düzeylerini karıştırabilir. Tablet ekranlarının ayrıntılı anlatımı ABA veri toplama sayfasındadır.
Oturum kaç deneme olmalı?
Deneme sayısı amaca, öğrencinin dikkat süresine ve seansın diğer amaçlarına göre değişir. Pek çok programda bir amaç için oturum başına beş ile on deneme arasında çalışılır. Deneme sayısı oturumdan oturuma değişirse yüzdeler birbirine kıyasla daha az güvenilir hâle gelir. BEP'teki ölçüt de deneme sayısıyla uyumlu olmalıdır; bu konuyu ölçüt belirleme yazısında ele aldık.
Yaygın kayıt hataları
- Sonucu deneme bittikten çok sonra, hafızadan yazmak
- İpucuyla gelen doğru tepkiyi bağımsız doğru olarak kaydetmek
- Hedef uyaranı yazmamak, yalnız sonucu yazmak
- Düzeltme denemelerini asıl denemelerle karıştırmak
- Oturumu yarıda bırakıp yüzdeyi tamamlanan denemelerle hesaplamak ama bunu not etmemek
Düzeltme denemeleri özellikle dikkat ister. Yanlış bir tepkiden sonra uzman ipucuyla doğru tepkiyi aldırıyorsa bu bir öğretim adımıdır ve çoğu programda yüzdeye sayılmaz. Kayıtta ayrı işaretlenmesi ya da hiç kaydedilmemesi, ekipçe belirlenen kurala bağlıdır.
Kayıttan grafiğe
Tek bir oturumun yüzdesi az şey söyler. Asıl bilgi, oturumların zaman içindeki sırasından gelir. Her oturumun yüzdesi bir öğrenme eğrisinde birleştirildiğinde ilerlemenin hızı, duraklamalar ve ölçütün karşılandığı gün görünür. Bu eğrinin anlamlı olması için denemelerin aynı biçimde kaydedilmiş olması gerekir. Tutarlı kayıt, iyi grafiğin ön koşuludur.
Oturum sonu notu
Deneme kaydının yanında birkaç cümlelik bir oturum notu, sayıların arkasındaki bağlamı korur. Öğrencinin o gün uykusuz gelmesi, yeni bir materyalin denenmesi, odadaki bir gürültü ya da pekiştireç tercihindeki değişiklik, yüzdedeki ani bir düşüşü ya da yükselişi açıklayabilir. Notlar kısa tutulmalı ve yoruma değil gözleme dayanmalıdır. Haftalar sonra eğriye bakan bir koordinatör, nottaki "bugün yeni kart seti kullanıldı" cümlesi sayesinde düşüşün nedenini tahmin etmek zorunda kalmaz.
