Ölçüt, bir becerinin "öğrenildi" sayılması için verinin ulaşması gereken eşiktir. Ölçüt olmadan veri toplamak, bitiş çizgisi olmayan bir yarışa benzer: her seans bir sayı üretilir ama o sayının ne zaman yeterli olduğuna kimse karar veremez. Özel eğitim uygulamalarında yaygın olarak kullanılan "%80 doğruluk, ardışık üç oturum" kuralı iyi bir başlangıç noktasıdır; ancak neden bu değerlerin seçildiğini ve hangi durumlarda değiştirilmesi gerektiğini bilmek, ölçütü bilinçli kullanmayı sağlar.
Ölçütün iki boyutu
Bir ölçüt iki soruya yanıt verir. Birincisi doğruluktur: bir oturumdaki denemelerin yüzde kaçı bağımsız doğru olmalı? İkincisi süreklilik ya da kararlılıktır: bu doğruluk kaç oturum üst üste görülmeli? %80 ve ardışık üç oturum ölçütünde, öğrencinin üç ayrı oturumda, her birinde denemelerin en az %80'ini bağımsız doğru yapması beklenir. Üç oturumdan biri %70'te kalırsa sayaç sıfırlanır ve yeniden başlar.
Süreklilik boyutu çoğu zaman gözden kaçar. "Geçen hafta %90 yaptı" cümlesi tek bir oturumu anlatır; o gün öğrencinin dinlenmiş olması, materyalin tanıdık olması ya da uzmanın farkında olmadan ipucu vermesi sonucu etkilemiş olabilir. Ardışık oturum şartı bu tesadüfleri eler.
Deneme sayısı yüzdeyi nasıl etkiler?
Yüzde, deneme sayısına bağlı olarak belirli değerler alabilir. Beş denemelik bir oturumda yüzde yalnız 0, 20, 40, 60, 80 ve 100 olabilir; on denemelik oturumda onar puanlık adımlarla ilerler. Bu nedenle ölçüt, seansta yapılan deneme sayısıyla uyumlu seçilmelidir. Beş denemede %85 ölçütü pratikte %100 demektir. On denemede %80, "en az sekiz bağımsız doğru" anlamına gelir.
Deneme sayısı azaldıkça tek bir denemenin yüzdeye etkisi büyür. Üç denemelik bir oturumda tek bir hata yüzdeyi %67'ye düşürür. Bu yüzden az denemeyle çalışılan amaçlarda (örneğin doğal ortamda fırsat öğretimiyle izlenen becerilerde) ardışık oturum sayısını artırmak ya da birkaç günün denemelerini birlikte değerlendirmek düşünülebilir.
| Deneme sayısı | Mümkün yüzdeler | %80 ölçütü için gereken |
|---|---|---|
| 5 | 0, 20, 40, 60, 80, 100 | 4 bağımsız doğru |
| 8 | 0, 13, 25, … 88, 100 | 7 bağımsız doğru (%88) |
| 10 | 0, 10, 20, … 90, 100 | 8 bağımsız doğru |
| 20 | 5'er puan | 16 bağımsız doğru |
Hangi denemeler sayılır?
Varsayılan olarak yalnız bağımsız doğru tepkiler ölçüte sayılır. Sözel ipucu, model ya da fiziksel yardımla gelen doğru tepkiler öğretim açısından değerli bilgidir ama bağımsızlık göstermez. Yine de bunları kaydetmek önemlidir: ipucu dağılımı, öğrencinin bağımsızlığa doğru ilerleyip ilerlemediğini gösterir. Bu konuyu ipucu hiyerarşisi yazısında ayrıca ele aldık.
Ölçüt ne zaman değiştirilir?
%80 ve ardışık üç oturum genel bir varsayılandır, her beceri için doğru değildir. Güvenlikle ilgili becerilerde (örneğin karşıdan karşıya geçerken durmak) daha yüksek bir doğruluk beklenir. Akıcılık gerektiren akademik becerilerde doğruluğun yanında süre de ölçüte eklenebilir. Çok sık uygulanan ve doğal olarak tekrar eden becerilerde ise ardışık oturum sayısı artırılabilir. Ölçüt BEP'te amaç bazında yazılır ve ekipçe kararlaştırılır; seans sırasında değiştirilmez.
Verinin kaydedilme biçimi
Ölçütün güvenilir olması, verinin seans sırasında kaydedilmesine bağlıdır. Seans sonunda hafızadan doldurulan formlarda yüzdeler yukarı ya da aşağı yuvarlanabilir; özellikle uzun bir günün son seanslarında ayrıntılar karışır. Her denemenin hemen ardından tek dokunuşla ya da tek işaretle kaydetmek, hem doğruluğu artırır hem de ipucu dağılımının kaybolmasını önler. Kayıt, deneme sırasını da korumalıdır; çünkü oturumun başında hatalı, sonunda doğru tepkiler gelmesi, aynı yüzdenin tersi sıralamadaki bir oturumdan farklı bir öğrenme durumunu anlatır.
Ölçüt karşılandığında
Ölçütün karşılanması öğretimin sonu değil, bir aşama geçişidir. Beceri genellikle genelleme aşamasına alınır: farklı kişi, materyal ve ortamda denenir. Genellemenin ardından koruma aşamasında belirli aralıklarla yoklanır. Ölçütün karşılandığı tarih, BEP'teki amaç satırına ve ilerleme raporuna yazılmalıdır; bu tarih dönem sonu değerlendirmesinin en somut verisidir.
Ölçüt uzun süre karşılanmadığında
Bir amaç haftalarca ölçütün altında kalıyorsa veri bir şey söylüyordur. Öğrenme eğrisine bakmak ilk adımdır: yüzde yavaş da olsa artıyor mu, yerinde mi sayıyor, dalgalanıyor mu? Yerinde sayan bir eğri, amacın çok büyük bir adım olduğunu, ön koşul becerilerin eksik olduğunu ya da öğretim yönteminin değiştirilmesi gerektiğini düşündürebilir. Dalgalı bir eğri, uygulamanın tutarsız olduğuna (farklı uzmanlar farklı biçimde uyguluyor olabilir) işaret edebilir. Bu kararlar uzman ekibin klinik değerlendirmesidir; yazılım yalnızca veriyi düzenli ve görünür kılar.
Ölçüt mantığını kendi örnek oturumlarınızla denemek isterseniz ölçüt hesaplayıcı aracı her oturumun yüzdesini, ölçütün karşılanıp karşılanmadığını ve kaç oturum kaldığını gösterir.
